2024-09-02 23:32:34

Türkiye’de yeşil vergi uygulamaları etkinliği sorunsalı

Dr. Neslihan KIZILER

02 Eylül 2024, 23:32

20. yüzyılda “sürdürülebilirlik” kavramı, doğal kaynakların tükenmesi, iklim değişikliği ve doğa olaylarının insan hayatını etkilemesi ile çok boyutlu hale gelmiştir. Bununla birlikte temel ihtiyaçlarının karşılanmasında mevcut doğal kaynakların ne şekilde kullanılması gerekliliği ihtiyacı söz konusu olmuştur. Öte yandan gelecek kuşakların da daha yaşanabilir bir dünyada yaşaması, gerek ekonomik gerek sosyal, gerekse de ekolojik anlamda sürdürülebilir alanındaki çalışmaları uluslararası ve ulusal boyutlu hale getirmiştir. Özellikle düşük karbonlu ekonomi, sürdürülebilir üretim ve tüketim alışkanlıkları ulusal ve uluslararası örgütlerin ağırlık yürüttükleri politikalar arasında yer almıştır.

Çevresel sorunların önlenmesinde bireylerin gerçekleştirdikleri üretim ve tüketim faaliyetlerinin üçüncü kişiler üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerine “dışsallık” denir. Çevresel maliyetlerin azaltılmasında ise kamu ve piyasa ekonomisi tarafından uygulanan önlemler mevcuttur. Zira kamu ekonomisi çözümleri arasında ve olumsuz dışsallıkları azaltmada çevre vergileri-yeşil vergiler önemli bir politika aracı olarak yerini almaktadır.

Son zamanlarda “yeşil” kavramının çevre, ekonomi, büyüme, gümrük, muhasebe vb. birçok alanda kullanıldığı görülmektedir. Bu bağlamda yeşil vergi politikaları da hükümetlerin sürdürülebilir eylemleri teşvik etmek ve çevreye zarar verilen faaliyetleri azaltmak amacıyla uygulanır. “Kirleten öder” prensibi başta olmak üzere çevre politikalarının temel amacı birey ve kuruluşların negatif faaliyetlerini vergiler ile içselleştirip çevreyi kirletenlere masrafların katlanmalarına yönlendirmektedir.

Dünyada yeşil vergilere örnek olarak; İsveç, Kanada, Almanya, Danimarka, Japonya fosil yakıtlarının ve karbon emisyonları üzerinden “Karbon Vergisi”, “Enerji Vergisi”; Fransa dizel yakıtlardan “Yakıt Vergisi; Hollanda atık miktarını azaltmak amacıyla “Atık Vergisi”; İrlanda ve İtalya plastik kullanımını azaltmak amacıyla “Plastik Vergisi”; Norveç balıkçılık ve tarım sektörlerinde çevreye zarar veren faaliyetleri azaltmak amacıyla “Arazi Kullanımı ve Kirlilik Vergisi”; Güney Afrika ve İspanya su kaynaklarının korunması için “Su Kullanım Vergisi” ; İsveç, Danimarka, Hollanda, Almanya, Fransa “Pestit Vergisi”; ABD, Kanada, Avusturalya’da çevreye duyarlı malzemelerle inşa edilen sera gazı emisyonunu azaltmak amacıyla binalardan “Yeşil Bina Vergisi”; Verimli tarım arazileri ve doğal alanların yok edilmesini önlemek amacıyla ABD’ de “Arazi Kullanım Vergisi" uygulanmaktadır. Avrupa Birliği’nde ise karbon emisyonlarını sınırlandırmak amacıyla Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi kurulmuştur.

Bu bağlamda yeşil vergiler temelde enerji-yakıt ve doğal kaynaklar üzerinden salınan olumsuz dışsallıkları azaltmak ve çevre dostu faaliyetleri desteklemek için hükümetlerin uyguladıkları politikalardandır.

Türkiye’de ise doğrudan ve dolaylı yeşil vergi uygulamaları bulunduğu ifade edilebilir. Ülkemizde servet üzerinden alınan “Motorlu Taşıtlar Vergisi”. Motorin, benzin, LPG araçlardan “Özel Tüketim Vergisi”; Elektrik ve doğalgaz faturalarına yansıtılan ve enerji verimliliğini artırmak amacıyla “Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi”; Tüketilen su miktarı üzerinden “Çevre Temizlik Vergisi” tahsil edilmektedir. Çevre Temizlik Vergisi doğrudan çevre vergi kategorisine nispeten girerken diğer vergiler ise dolaylı çevre vergisi kapsamda değerlendirilebilir. Zira çevre vergilerinin tam manasıyla uygulanması için kaynağının ve elde edilen kaynakların çevresel amaçlara tahsisi gerekmektedir.

İfade edildiği üzere, Türkiye’de doğrudan çevresel zararları ortadan kaldırmayı hedefleyen spesifik vergilerin varlığı sınırlıdır. Çevreyi koruma ve sürdürülebilirlik amaçlarını destekleyecek güncel vergi reformlarına ivedi şekilde ihtiyaç bulunmaktadır. Örneğin, motorlu taşıtlar vergisi gibi esas dayanağı servet olmakla birlikte çevreyi koruma amacı sınırlı tutulmuştur. Bu bağlamda verginin konu ve kapsamı yeniden düzenlenmelidir. Dünya uygulamalarındaki gibi çevre vergisinin konusu da artırılmalıdır. Öte yandan ülkemizde çevre vergilerinin etkin olarak uygulanabilmesi için de bazı zorluklar ve sınırlamalar da bulunmaktadır. Bu bağlamda kamuoyu çevre bilinci arttırılmalı, çevre vergilerinden elde edilecek gelirler çevre temalı projelere doğrudan aktarılmalı ve vergilerin caydırıcı özelliklerinin taraflarca hissedilebilmesi için de vergi denetimleri artırılmalıdır.

Yorumlar (2)

Şaban UYAR 8 Ay Önce

Neslihan hocam tebrik ediyorum

Neslihan KIZILER 8 Ay Önce

Şaban Hocam çok teşekkür ederim.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.